<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Zamane Bebek</title>
	<atom:link href="http://www.zamanebebek.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.zamanebebek.com</link>
	<description>Bebeğinizi şimdi büyütün</description>
	<pubDate>Sun, 04 Jan 2009 18:21:10 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.3</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Çocuk, oyun ve oyuncak</title>
		<link>http://www.zamanebebek.com/cocuk-oyun-ve-oyuncak/</link>
		<comments>http://www.zamanebebek.com/cocuk-oyun-ve-oyuncak/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Jan 2009 18:16:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bebek Oyunları]]></category>

		<category><![CDATA[oyun]]></category>

		<category><![CDATA[oyun seçimi]]></category>

		<category><![CDATA[oyuncak]]></category>

		<category><![CDATA[oyuncak seçimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zamanebebek.com/?p=843</guid>
		<description><![CDATA[Oyun, çocuğun fiziksel, zihinsel, dilsel ve sosyal kapasitesinin gelişmesine katkıda bulunur. Çocuğun toplum içindeki sosyal rolünü benimsemesini ve kendini diğer bireylerden ayıran özellikleri fark etmesini sağlar. Çocuk oyun sırasında, kendisini ve öğrendiği yeni bilgileri ifade etme olanağı bulur.
Oyun, çocuğa kurallara uymayı, sorumluluk almayı, işbirliğini ve diğer insanlara saygılı olmayı öğretir. Ayrıca girişimci olma, tehlikeyi göze alma, karar verme ve problem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Oyun, çocuğun fiziksel, zihinsel, dilsel ve sosyal kapasitesinin gelişmesine katkıda bulunur. Çocuğun toplum içindeki sosyal rolünü benimsemesini ve kendini diğer bireylerden ayıran özellikleri fark etmesini sağlar. Çocuk oyun sırasında, kendisini ve öğrendiği yeni bilgileri ifade etme olanağı bulur.</p>
<p>Oyun, çocuğa kurallara uymayı, sorumluluk almayı, işbirliğini ve diğer insanlara saygılı olmayı öğretir. Ayrıca girişimci olma, tehlikeyi göze alma, karar verme ve problem çözme yeteneğinin gelişmesine de katkıda bulunur. Bunların yanı sıra oyun sırasında çocuğun kendisine güveni gelişir. Duygusal ve sosyal ihtiyaçlarını karşılamada kendi kendine yeterli olabilme gibi nitelikler kazanır.</p>
<p>Çocuğun benlik gelişiminde ve sosyalizasyonunda oyun etkili bir gelişimsel süreçtir.</p>
<p>Oyun, çocuğun dikkatini yoğunlaştırmasına ve bunu sürdürmesine olanak sağlar. Oyun sırasında dikkatini bir noktaya toplama deneyimleri yapan çocuk bunu günlük yaşantısına da aktaracaktır.</p>
<p>Oyun oynayan çocuk, zaman ve mekan kavramlarına ait bilgileri çok doğal bir ortam içinde öğrenir. Grup oyunlarında bekleme, devam etme, başlama, bitirme, gibi durumlar zaman kavramının yaşam içinde anlaşılmasını kolaylaştırır. Ayrıca, bahçede, sınıfta değişik köşelerde yapılan etkinlikler de mekan kavramının gelişimini destekleyici niteliktedir. Bunların yanı sıra, çocuk oyun içinde oyun materyallerini değişik durumlarda kullanarak, renkleri birbirine karıştırarak, nesneleri bir kaba doldurup boşaltarak materyallerin niteliksel ve niceliksel özellikleri hakkında da bilgi edinir.</p>
<p><span style="color: #000000;"><strong>Oyun Tercihini Etkileyen Faktörler</strong></span><br />
Oyun gelişimini etkileyen faktörler ( yaş, sosyoekonomik düzey) aynı zamanda oyun tercihini de etkilemektedir. Ayrıca çevre düzenlemesi, materyal seçimi, eğitimcinin fonksiyonu, çocuğun oyun tercihini etkileyen diğer faktörlerdir.</p>
<p><span style="color: #993300;">1)Çevre Düzenlemesi ve Materyal Seçimi</span></p>
<p>Oyun, doğal, planlanmamış ve açıkça yapılandırılmamış etkinliklerse de, oyun aracılığıyla rastlantısal ve planlanmış öğrenmenin oluşması için, çocuğun yararlanabileceği şekilde çevrenin organizasyonu ve uygun materyal seçimi içeren bir hazırlığın yapılması gereklidir.</p>
<p>Oyun ortamı çocuğun güven duyabileceği ve kolayca düzenleyebileceği şekilde düzenlenmelidir. Çocuğun yetenekleri ilgileri ve gelişim düzeyi doğrultusunda, fizik ve zihin gücünü geliştirebilecek bir düzenleme yapılmalıdır. Çocuğun kapasitesi gözönünde bulundurularak ne aşırı uyarıcı , ne de potansiyelinden daha az uyarıcı olmalıdır.</p>
<p><span style="color: #993300;">2)Çocuğa Ait Özellikler</span></p>
<p>Çocuklar, kendi kendilerine oynarken ya da arkadaşlarıyla oynarken, yaş ve cinsiyetleriyle ilişkili olarak, zihin ve fizik özelliklerine göre oyuncak seçerler. Çocuklar cinsel kimliklerinin bilincine vardıkları dört yaşından itibaren cinsiyet tipli oyuncakları seçerler.</p>
<p> <strong>Oyun gelişimini etkileyen faktörler;</strong></p>
<p><strong>1 -</strong> <strong>Yaş:</strong> Çocuğun yaşı, oynanan oyun tipini etkileyen en önemli faktördür. Oyun, dil, zihin, sosyal ve motor gelişim özelliklerinin yansıtıldığı bir aktivitedir. Dolayısıyla oyun, çocuğun yaşına paralel olarak bir değişim ve gelişim göstermektedir. Oyun oynama sürecinde çocuk, sosyal bir birey olarak tek başına oyundan, sosyalize olmuş oyuna doğru bir geçiş sergiler.</p>
<p><strong>2 - Cinsiyet:</strong> Kız ve erkek çocukları aynı gelişimsel oyun aşamalarından geçmektedir. Kız ve erkek çocuklarının oyun davranışları arasındaki tek fark, cinsiyetlerine özgü oyun tipini daha fazla tercih etmeleridir. Örnek olarak, kız çocukları daha çok sembolik oyunu, erkek çocukları ise daha çok yapı-inşa oyunlarını tercih ederler.</p>
<p><strong>3 - Sosyo-ekonomik düzey:</strong> Çocukların oyunlarının gelişimi, sosyo ekonomik düzeylerinden etkilenmektedir. Oyun, iyi organize edilmiş zengin uyarıcılı çevresel koşullarda normal gelişimini gösterebilir. Aksi tekdirde, çocuğun gelişimine, dolayısıyla da oyunun gelişimine ket vurulmuş olur</p>
<p><span style="color: #993300;">3)Materyale Ait Özellikler (Oyuncak seçimi)</span></p>
<p>Değişik amaçlar için kullanılabilecek çok fonksiyonlu olmalıdır.<br />
Çocuğun ilgisini çekecek renk, boyut ve yapıda olmalıdır.<br />
Dayanıklı, sağlam olmalıdır.<br />
Çekici olmalıdır. Bu dikkati yoğunlaştırma ve hayal gücünü motive edici bir özelliktir.<br />
Çeşitli gelişim alanlarını birden destekleyebilecek zengin uyarıcılarbiçermelidir.<br />
Çocuğun farklı deneyimlerine fırsat vermek için, oyun materyalleri hem gerçek hem de bunların minyatürü olan iki boyutlu örneklerden seçilmelidir.<br />
Oyuncakta yenilik özelliği de önemlidir. Sürekli aynı oyuncakla oynayan çocuk için oyuncak çok fonksiyonel olsa bile ilk cazibesini kaybeder. Bu nedenle oyuncakların belirli zamanlarda değiştirilmesinde yarar vardır.</p>
<p>Çocukların yararlanabilecekleri oyuncakların sınıflandırılması;</p>
<p>1- Büyük kasların gelişimini destekleyen oyun aletleri;Tırmanma aletleri, itme ve çekme aletleri, büyük toplar, yuvarlanma minderleri, bloklar, bisiklet.<br />
2- Küçük kasların gelişimini destekleyen oyun aletleri; çeşitli renkli kağıtlar, makas, dikiş panoları, boncuk, ip, boş kutular.<br />
3- Duyu ve kasların gelişimini destekleyen aletleri; Farklı özelliklerdeki dokunma panoları, yıkanabilir, kırılmaz bebekler, ses çıkaran oyuncaklar<br />
4- Belleği çalıştıran, problem çözme becerisini geliştiren oyuncaklar; Yap-boz, takmalı, sökmeli oyuncaklar, ip ve boncuk, halka, anahtar, kilit, ayna, büyüteç, mıknatıs, boncuklu hesap tahtası, kitaplar.<br />
5- Dramatizasyon oyuncakları; Mesleklere özgü giysiler, takılar, mutfak malzemeleri, temizlik malzemeleri, kuklalar<br />
6- Duyu ve düşünceyi açığa çıkaran yaratıcılığı geliştiren oyun aletleri; boya kalemleri, tebeşir, fırça, kum, hamur, kil, tahta, çekiç, çivi, müzik aletleri, artık materyaller.</p>
<p>Çocuk yaşının özelliklerine uygun materyali kullanma eğilimindedir ve materyalin kullanılması da gelişimsel bir takım adımları kapsar.</p>
<p>Çocuk altı aydan itibaren tek bir nesneyle oynar, sonra farklı iki nesneyle ilişki kurar ya da iki nesneyi bütünleştirir. Daha sonra benzer objeler arasında ilişki kurar ve son olarak sembolik amaçlar için onu kullanabilir. Böylece çocuk kullandığı materyale farklı bakış açıları getirerek çevresiyle ilgili farklı bilgilerini yansıtabilir</p>
<p>Yedi aylık bebek, görme ve dokunmayla ilgili görsel ve dokunsal deneyimler ile objeleri manipule eder ve objeleri ağzına alarak tanımaya çalışır. Onüçüncü ayda materyalin fiziksel fonksiyonuyla ilgilenir, onsekizinci aya doğru iki obje ile basit fakat önemli zihinsel fonksiyonlu ilişkiler kurabilir. Nesnenin manipulasyonu zihinsel gelişimin bir göstergesidir. Ve erken çocukluk döneminden itibaren gözlenen bu manipulasyon davranışları, ilkel oyun davranışlarının temeli olarak düşünülmektedir.</p>
<p>Çocuk, bir nesneye göre gösterdiği tepkiyi, diğer bir nesneye de aktarabilmeyi başarmışsa materyalle sembolik düzeyde oynayabiliyor demektir.</p>
<p>Çocuğun materyali sembolik düzeyde kullanması, tasavvur yeteneğinin gelişmiş olmasını gerektirir. Bu, dış dünyadaki eylemlerin içte temsil edilmesi anlamına gelir. Çocuk iki yaşına kadar yeni durumlara deneme yanılmalarla uyum sağlar. İki yaşından sonra çocukta tasavvurlu düşüncenin ürünü olarak anlama gelişmeye başlar, olayları kendine göre zihninde canlandırabilir. Ancak bu zihinsel olgunlaşmayla birlikte herhangi bir nesneyi başka bir nesnenin yerine geçecek bir kullanım ortaya çıkar.</p>
<p>Sembolik oyun gelişiminin ilk dönemlerinde, asıl nesne ile nesnenin yerine geçecek nesne arasında fiziksel olarak benzerlik gözlenmektedir. İleri aşamalarda, iki nesne arasında bir benzerlik olmasa da çocuk hayal gücünü kullanarak, ilk defa karşılaştığı nesneyi zihnindeki eski şemalar içinde değerlendirir ve yeni bir durum içinde sembolik anlamda kullanabilir..</p>
<p><span style="color: #993300;">4) Oyun Sırasında Eğiticinin Rolü</span><br />
Çocuklar arasında bireysel farklılıklar vardır, bazı çocuklar zaman zaman yetişkinin rehberliğine ihtiyaç duyabilirler. Oyun çocukların deneme yanılma yolu ile problemlerine çözüm getirmelerine yardımcı olur ve belirli riskleri göze alma deneyimlerini arttırır. Eğitimci ne aşırı aktif ne de aşırı pasif olmamalıdır. İhtiyacı olduğu anda çocuğu gerçekten rahatlatacak ve onu bir ileri düzeye götürecek bir rol üstlenmelidir. Ancak çocuğa kendi problemini kendi çözebileceği kadar bir süre tanımalıdır.</p>
<p>Okula yeni başlayan yada çeşitli duygusal problemleri gözlenen bir çocuk için eğitimcinin yönlendirici rehberliğinin özel bir önemi vardır. Bu çocuklar kendilerini ifade etmede, oyuna ilk adımı atmada, başlanan bir oyunu bir düzen içinde sürdürmede ihtiyaç duydukları desteği eğitimcinin bu yöndeki yönlendirmelerinde bulacaklardır.</p>
<p><strong>Çocuklarımıza Oyun ve Oyuncak Seçerken Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar</strong></p>
<p>Oyuncak kutusunda kilit olmamalı, ya da kendiliğinden kapanan ama çocuğunuza zarar vermeyecek bir mekanizma bulundurmalıdır.<br />
Oyuncaklar çocuğun yaşına uygun olmalıdır.<br />
Kolayca kopup, çocuğun ağzına atacağı küçük parçaları olmamalıdır.<br />
Sivri uçları, kesici kenarları olmamalıdır.<br />
Parmaklarının sıkışabileceği ek yerleri olmamalıdır.<br />
Gözlerine zarar verebilecek çıkıntıları olmamalıdır.<br />
Çocuğunuza uygun büyüklükte ve ağırlıkta olmalıdır.<br />
Zehirsiz boyalarla boyanmış olmalıdır.<br />
Oyun değeri olmalı ve sadece yıkıcı deneyler yapmak için kullanılmamalıdır.<br />
Oyuncaklar düzenli olarak gözden geçirilmeli, hasarlı ve kırık olanlar atılmalıdır.</p>
<p>Dış alanlarda;<br />
Oyun alanının tabanı yumuşak, etrafı çitle kaplı olmalıdır.<br />
Oyun alanından zehirli bitkiler temizlenmelidir.<br />
Oyun araç ve gereçleri yere güvenli bir şekilde sabitlenmelidir.<br />
Bozuk paralar, kibrit, çakmak, sigara izmariti oyun alanında olmamalıdır.<br />
Mutfakta oyuncak bulunmamalıdır.<br />
<h3>İlgili Başlıklar</h3>
<ul class="related_post">
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/9-ay-bebek-gelisimi/" title="9. Ay Bebek Gelişimi">9. Ay Bebek Gelişimi</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/10-ay-bebek-gelisimi/" title="10. Ay Bebek Gelişimi">10. Ay Bebek Gelişimi</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zamanebebek.com/cocuk-oyun-ve-oyuncak/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kardeş Kıskançlığı</title>
		<link>http://www.zamanebebek.com/kardes-kiskancligi/</link>
		<comments>http://www.zamanebebek.com/kardes-kiskancligi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Jan 2009 17:45:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Güncel Haberler]]></category>

		<category><![CDATA[kardeş kıskançlığı]]></category>

		<category><![CDATA[kıskançlık]]></category>

		<category><![CDATA[yeni bebek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zamanebebek.com/?p=841</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklar bir kardeşlerinin olmasını isterler, ancak kardeş doğumu ile de yoğun bir kıskançlık yaşamaya ve anne babaları zorlamaya başlarlar. Önceleri sürekli kardeş isteyen bir çocuğun bu isteği gerçekleştikten sonra neden kardeşini kıskandığı, hatta ona düşman gibi davrandığını anlamak zor olmalı. Oysa bu çocukların süreklilik göstermeyen, değişken olan isteklerini yansıtan, dolayısıyla onların doğasıyla ilgili bir özellikdir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklar bir kardeşlerinin olmasını isterler, ancak kardeş doğumu ile de yoğun bir kıskançlık yaşamaya ve anne babaları zorlamaya başlarlar. Önceleri sürekli kardeş isteyen bir çocuğun bu isteği gerçekleştikten sonra neden kardeşini kıskandığı, hatta ona düşman gibi davrandığını anlamak zor olmalı. Oysa bu çocukların süreklilik göstermeyen, değişken olan isteklerini yansıtan, dolayısıyla onların doğasıyla ilgili bir özellikdir. Bu nedenle çocuk için diğer önemli kararlarda olduğu gibi kardeş isteğinin gerekliliğine de anne ve babanın karar vermesi gerekmektedir. Annenin beden ve ruh sağlığı, ailenin ekonomik gücü, doğacak çocuğun bakımına ilişkin sorumlulukların paylaşılması bu kararı belirleyecektir.</p>
<p>Kıskançlık insanoğlunun en doğal, en evrensel duygularından birisidir. Kıskançlık sevilen kişinin başkasıyla paylaşılmasına katlanamamak olduğuna göre, sevginin bulunduğu her yerde az da olsa kıskançlık vardır. Sevgililer arasında belirli bir ölçüyü aşmadığı sürece, sevgi gülünün dikeni sayılır. Ancak bu doğal duygu insanı kemiren bir tutku olmaya başlayınca, sevgiyi gözeten bir duygu olmaktan çıkar, sevgiyi yok eder. Çocuk için en değerli varlık anne olduğuna göre onu başkalarıyla paylaşmak kolay ve dayanılır bir duygu değildir. Sevgilisini başkasının kolunda gören bir erkekle, annesininin kucağında &#8220;yabancı&#8221; bir çocuk gören kardeşin duyguları pek farklı sayılmaz. Anne sevgisini yitirme korkusu, daha yeni bir kardeş geleceğini öğrendiği anda çocuğun içini sızlatmaya başlar.</p>
<p>Kardeş doğumu  çocuk için zorlayıcı bir yaşam olayıdır. Gebeliğin ve yenidoğan çocuğun annede oluşturduğu bedensel güçlükler ve yorgunluklar, çalışan annenin zamanının önemli bir bölümünü çocuk bakımına ayırması gibi nedenler eve gelen bu yabancı yüzündendir. Gelen çocuğun cinsiyetinin farklı olması, beceriksizliği, yoğun bir ilgi ve bakıma gereksinimi olması çocuk tarafından onun daha çok sevildiği şeklinde yorumlanmakta ve kıskançlık artmaktadır. Annenin yenidoğan bebekle birlikte oluşacak güçlüklerini hafifletebilmek için çocuğun kreşe verilmesi ya da odasının ayrılması gibi değişiklikler de bu duyguyu arttırmakta ve çocukta uyum sorunlarına neden olmaktadır.</p>
<p>Çocukla kardeşi arasındaki yaş farkı ne kadar azsa kıskançlık o denli büyük olmaktadır. Henüz anneye gereksinimin sürdüğü 3 yaşından küçük çocuklarda anne ilgisinin azalması nedeniyle yeni kardeşe tepkisi büyük olacaktır.</p>
<p>Çocuklar eve gelen yabancıya(!) farklı tutumlar sergileyebilir;<br />
-sevgi gösterilerinde bulunabilir (annenin kendisinden tümüyle uzaklaşmaması için onun yanında yer alır)<br />
-abartılı sevgi gösterileri (alttaki duyguları ele veren davranışlarla birliktedir; kardeşinin yanağını okşarken biraz fazla sıkar, ağlatacak ölçüde kucaklar, kaza ile yere düşürür)<br />
-etkilenmemiş gibi davranma (bebekle ilgili görünmeyen huysuzluklar, hırçınlıklar, tutturmalar, isteği yapılmadığında ağlama, tepinme)</p>
<p>Kardeş kıskançlığı doğal bir duygudur, sevgi, kıskançlık hatta nefret ara ara yoğunlaşarak zaman içinde yoğunluğunu kaybeder. Kardeşini sevmek zorunda değildir. Olumsuz duygular anlayışla karşılanmalı ve bu duyguları belirtmesi yüreklendirilmelidir. Anne ve baba bebeği, çocuğun önünde gösterişli bir biçimde okşayıp sevmekten de kaçınmalıdır. Sıkıntılı olabilen bu süreç, anne-babanın anlayışı ve sabrı ile kolayca atlatılabilir.<br />
<h3>Diğer Başlıklar</h3>
<ul class="related_post">
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/9-12-ay-bebek-beslenmesi/" title="9 - 12 Ay Bebek Beslenmesi">9 - 12 Ay Bebek Beslenmesi</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/hemofilus-influenza-tip-b-hib-asisi-menenjit-asisi/" title="Hemofilus İnfluenza Tip B (Hib) Aşısı (Menenjit Aşısı)">Hemofilus İnfluenza Tip B (Hib) Aşısı (Menenjit Aşısı)</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/40-hafta/" title="40. Hafta">40. Hafta</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/emzirme/" title="Emzirme">Emzirme</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/yeni-bebegin-banyosu/" title="Yeni bebeğin banyosu">Yeni bebeğin banyosu</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/yenidoganda-isitme-testi/" title="Yenidoğanda İşitme Testi  ">Yenidoğanda İşitme Testi  </a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/28-hafta/" title="28. Hafta">28. Hafta</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/bebeklerde-kolik/" title="Bebeklerde Kolik">Bebeklerde Kolik</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zamanebebek.com/kardes-kiskancligi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yaramaz Çocuklara Yaklaşım</title>
		<link>http://www.zamanebebek.com/yaramaz-cocuklara-yaklasim/</link>
		<comments>http://www.zamanebebek.com/yaramaz-cocuklara-yaklasim/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Jan 2009 17:28:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Pratik Bilgiler]]></category>

		<category><![CDATA[çocuk eğitimi]]></category>

		<category><![CDATA[ödül-ceza]]></category>

		<category><![CDATA[yaramaz çocuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zamanebebek.com/?p=838</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğa hangi davranışlarının iyiolduğunu ve hangi davranışları yapmaması gerektiğini öğretmek ebeveynlerin görevidir. Bunların çocuğa öğretilmesi aslında sanıldığı kadar zor değildir, ancak biraz sabırlı olmalısınız. Özellikle küçük çocukların öğrenmesi belli bir zaman gerektirdiğinden, hatalı bir davranışı değiştirmek genellikle birkaç haftalık bir çalışma gereklidir. Dolayısıyla acele edip hemen ümitsizliğe kapılmamalısınız.
Çocuk eğitiminde cezanın yeri
Terbiye etmek denilince pek çok kişinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuğa hangi davranışlarının iyiolduğunu ve hangi davranışları yapmaması gerektiğini öğretmek ebeveynlerin görevidir. Bunların çocuğa öğretilmesi aslında sanıldığı kadar zor değildir, ancak biraz sabırlı olmalısınız. Özellikle küçük çocukların öğrenmesi belli bir zaman gerektirdiğinden, hatalı bir davranışı değiştirmek genellikle birkaç haftalık bir çalışma gereklidir. Dolayısıyla acele edip hemen ümitsizliğe kapılmamalısınız.</p>
<p><strong>Çocuk eğitiminde cezanın yeri</strong><br />
Terbiye etmek denilince pek çok kişinin aklına hemen cezalandırma gelir. Terbiye etmek ve cezalandırmak birbirinden çok farklı anlamlar taşır. Terbiye, çocuğa olumlu davranışların, kendini nasıl kontrol etmesi gerektiğinin öğretildiği ve içinde ödüllendirmenin de yer aldığı bir sistemdir. Cezalandırma ise daha negatif bir anlam taşır; çocuğun yaptığı ya da yapmadığı bir davranışın arkasından gelen bir sonuçtur. &#8220;Terbiye etmek&#8221; bizim geleneklerimizde genellikle cezayı çağrıştırdığından, &#8220;eğitmek&#8221; kavramının kullanılması daha yerinde olacaktır. Çocuk yalnızca yanlış yaptığı zamanlarda değil, diğer zamanlarda da davranışları konusunda eğitilmelidir. Hatalı davrandıkları zaman çocuklara kızma ve azarlama yerine, olumlu davrandıklarında yüreklendirme ve takdir etme, onların yanlış davranışlarını daha kolay değiştirmelerini sağlayacaktır. Çocuklar kendilerine değer verildiğini gördükçe kendilerini daha iyi hissedecek, çevredekileri daha fazla dinlemeye gayret edecektir.</p>
<p><strong>İyi davranışların takdir edilmesi</strong><br />
Çocuğun ilerideki davranışlarının temeli daha doğumdan itibaren biçimlenmeye başlar. Örneğin, bebek altını kirlettiği ya da acıktığı zaman ağlayarak isteklerini belirtir. Anne hemen onun yanına gidip isteğini karşıladığında, bebek annesinin yanında olduğunu bilerek ona güven duymaya başlar.</p>
<p>Bebek iki aylık olduğunda, kendi kendine uykuya dalmasına izin verilmelidir. Bu aydan itibaren, bebeğin uyku, beslenme ve oyun zamanları aileye uyum sağlayacak biçimde belirli bir düzene konulmaya çalışılmalıdır. Bebek emeklemeye ve yürümeye başladıktan sonra gereken güvenlik önlemleri alınmalı, onun için tehlikeli olabilecek cisimler ortalıkta bırakılmamalıdır. Çocuk için tehlikeli olmayacak eşyalar ise, merakını gidermesi açısından onun ulaşabileceği yerlere konulmalıdır. Örneğin, ağır tencere ve çaydanlık gibi çocuğun yaralanmasına neden olabilecek eşyalar dolapta kilitli tutulurken, daha hafif olan tabaklar ve plastik eşyaların konulduğu dolaplar açık tutulabilir. Çocuğun hareketlenmeye başladığı bu dönem, ona en fazla dikkat gösterilmesi gereken dönemdir. Örneğin, bebek soba ya da elektrik ocağı gibi sıcak bir eşyaya yaklaştığında, &#8220;hayır, sıcak!&#8221; gibi ifadelerle oradan uzaklaştırılmaya çalışılmalı ve oynaması için eline bir oyuncak verilmelidir. Başlangıçta bebek bunun bir oyun olduğunu zannedip gülse bile, birkaç hafta sonra onun zararlı bir şey olduğunu öğrenecektir.</p>
<p>Çocuk 18 aylık olduğunda çocuğun kontrol edilmesi biraz daha zorlaşır. Bu yaşlarda çocuk kendi gücünün sınırlarını öğrenmek ister. Bu dönemde, anne ve baba çocuğun hangi davranışlarına izin verip hangilerine vermeyeceklerini kararlaştırmalıdırlar. Böylece çocuk da bir ikileme düşmemiş olur.</p>
<p><span style="color: #000000;">Çocuğunuza yaklaşımınızda yardımcı olacak öneriler;</span></p>
<p><span style="color: #993300;">a. Çocuğa değişik seçenekler sunmak</span><br />
Belirli sınırlamalar getirirken, aynı zamanda belirli bir serbestlik de tanınmış olur. Örneğin &#8220;Oyuncaklarını kendin mi toplamak istersin, yoksa sana yardım edeyim mi?&#8221; denilebilir.</p>
<p><span style="color: #993300;">b. Yapılması istenen davranışı bir oyuna dönüştürmek<br />
</span>Eğer çocuktan istenen davranış ilginç bir hale getirilirse çocuk bundan zevk alacaktır. Örneğin, ona &#8220;Hadi bakalım yarış yapalım, hangimiz daha çabuk elbisesini giyecek?&#8221; denilebilir.</p>
<p><span style="color: #993300;">c. İleriye dönük plan yapmak<br />
</span>Çocuk hep aynı olumsuz davranışları yineliyorsa, örneğin, bakkala gidildiği zaman sürekli bir şeyler istiyor, tatsızlık çıkarıyorsa, başka bir zamanda bunun doğru olmadığı ona öğretilmelidir. Bunun için, çocuğun karnının tok olduğu bir zaman bakkala götürülerek alıştırılmaya çalışılmalıdır. Sıkılmaması için de çocuğun yanında oyuncak ya da kitap vb. götürülebilir.</p>
<p><span style="color: #993300;">d. Olumlu davranışını takdir etmek</span><br />
Çocuk olumlu bir davranış gösterdiğinde bu davranışı nedeniyle onurlandırılmalıdır. Bu, her zaman çocuğa hediye alınması anlamına gelmez. Ona sarılıp &#8220;Bugünkü güzel davranışından dolayı çok mutlu oldum, teşekkür ederim&#8221; demek de onu çok mutlu edecek ve ilerideki davranışları için çocuğunuzu yüreklendirecektir.</p>
<p>Ama bazen işler yolunda gitmeyebilir. Eninde sonunda, çocuk anne ya da babasını dinlemediğinde, onların nasıl davranacağını, gerçekten söylediklerini yapıp yapmayacaklarını sınamak isteyecektir. Eğer çocuk ebeveynleri dinlemiyor ise, bu durumda başvurulacak bazı yöntemler vardır;</p>
<p><span style="color: #993300;">1. Doğal sonuçlar</span><br />
Çocuk yaptığı hareketin doğal sonuçlarına katlanmasını öğrenmelidir. Ancak bu sonuçlar çocuk için herhangi bir tehlike yaratmamalıdır. Örneğin, çocuk sütünü kasıtlı olarak dökmüşse, o öğünde yeniden süt içemeyecek ya da eğer oyuncağını kırmışsa artık o oyuncakla oynayamayacaktır.Bu kendisinin yaptığı davranışların bir sonucu olduğu için de anne ya da babayı suçlamayacaktır (kendi düşen ağlamaz kuralı). Böylece çocuk sütünü bir daha dökmemesini, oyuncağı ile daha dikkatli oynaması gerektiğini kısa zamanda öğrenecektir.</p>
<p><span style="color: #993300;">2. Mantıklı sonuçlar</span><br />
Çocuğun doğal sonuçlarla öğrenmesi en iyisidir. Ancak bu her zaman işe yaramayabilir. Örneğin, anne çocuğa oyuncaklarını toplamasını söylemişse ve çocuk da bunu yapmıyorsa ne yapılabilir? İşte bu durumda, çocuğun hareketiyle ilgili bir sonuç yaratılabilir. Anne, eğer çocuk oyuncaklarını toplamazsa onları kaldıracağını ve akşama kadar oyuncaklarla oynayamayacağını ona söyleyebilir. Bunu söylerken annenin söylediği şeyi gerçekten yaparak ciddi olduğunu çocuğa göstermesi gerekir. Fakat bunu bağırarak değil, yumuşak bir ses tonu ile söylemelidir.</p>
<p><span style="color: #993300;">3. Çocuğun çok istediği bir şeyi kısıtlamak</span><br />
Mantıklı bir sonuç çıkarmakta her zaman mümkün olmayabilir. Çocuk ebeveyni dinlememekte ısrar ediyorsa, çocuğa çok istediği başka bir şeyin kısıtlanacağı söylenebilir. Ancak bu yöntem uygulanırken bazı noktalara dikkat edilmelidir: Beslenme gibi çocuğun gerçekten gereksinimi olan şeyler kısıtlanmamalıdır. Bu yöntemin etkili olabilmesi için kısıtlanacak şey çocuğun gerçekten çok istediği bir şey olmalıdır. Ebeveyn söylediği şeyi gerçekten yapmalıdır. Örneğin, davranışını düzeltmediği sürece çocuğa dondurma yiyemeyeceği söylenmiş, fakat herhangi olumlu bir gelişme olmadığı halde, anne ya da baba onun gönlünü almak için biraz sonra dondurma almışsa, bu yöntem doğaldır ki işlemeyecektir.</p>
<p><span style="color: #993300;">4. Belli bir süre bir yerde bekleme cezası</span><br />
Bu ceza, diğer yöntemler işe yaramadığında en son çare olarak kullanılabilir. Bu yöntem, çocuk diğer çocukları ısırdığında, vurduğunda ya da buna benzer durumlarda kullanılabilir. Çocuk önce bir kez ikaz edilir, eğer aynı davranışı sürdürürse, ona önceden belirlenmiş bir odaya ya da odanın bir köşesine gitmesi, orada bir süre, genellikle de bir sandalyede sessiz bir biçimde beklemesi söylenir. Eğer oraya gitmemekte direnirse, kucaklanarak oraya götürülür ve bir süre orada kalması sağlanır. Bu cezanın neden verildiği birkaç cümle ile ona anlatılmalıdır. Çocuğun bekletildiği oda ya da yer çocuk açısından herhangi bir tehlike içermemelidir.</p>
<p>Çocuğun orada bekleme süresi kabaca her yaş için 1 dakika olarak belirlenir (Örneğin, 4 yaşında bir çocuk için 4 dakika gibi). Eğer ceza süresi çok uzun tutulursa, çocuk neden oraya konulduğunu bir süre sonra unutacaktır.</p>
<p>Ceza süresi için saat kurulur, saat çaldığında çocuğa cezasının bittiği söylenir. Çocuk bu süreyi uslu bir biçimde tamamlarsa, sevecen bir biçimde kucaklanır ve &#8220;Tatlım, cezalı olduğun için orada kalmak zorundaydın&#8221; gibi sözler söylenir ve olay orada kapanır. Bu durumu çocuk ile tartışmak gerekirse en az birkaç dakika geçmesi beklenmelidir. Eğer ceza süresi içinde çocuk gene bağırır çağırır ve olayı protesto ederse, saat yeniden kurulur ve süre baştan başlatılır. Bu yöntemle, genellikle 2 hafta içinde çocuk uyum sağlamayı öğrenecektir.</p>
<p><strong>Etkili bir eğitim için bazı öneriler</strong><br />
Çocuğun neler yapıp neler yapamayacağına karar verilmelidir. Her çocuk aynı hızda büyüme ve gelişme göstermez. Ebeveyn çocuğa bir şey söylediğinde çocuk yapmıyor ise, bu kasıtlı olabileceği gibi çocuk onu anlamadığından ya da yapamadığından da olabilir.</p>
<p>Ebeveynler konuşmadan önce iyice düşünmelidir. Daha önce çocuğa herhangi bir uyarıda bulunmuş ya da bir kural koymuşlarsa ona uymaları gerekir. Bununla birlikte, çocuktan beklenen davranış ya da konulan kurallar gerçekçi olmak zorundadır. Bir diğer önemli nokta da, ebeveynin her zaman aynı biçimde davranması, bir gün farklı diğer gün farklı kurallar koymamasıdır. Çocuklar ne zaman nasıl davranacaklarını çabuk öğrenirler. Bunun için de zaman zaman ebeveynin koyduğu kuralları sınarlar ve onun sınırlarını öğrenmeye çalışırlar. Örneğin, bakkalda huysuzluk yapan bir çocuğu sakinleştirmek için anne ona sakız, şeker gibi şeyler alırsa, bir daha bakkala gittiğinde çocuk yine aynı biçimde davranacaktır.Bunu önlemek için ebeveyn her zaman aynı biçimde davranmalı ve kendi koyduğu kuralları çiğnememelidir.</p>
<p>Çocuk huysuzlandığında onun duyguları da dikkate alınmalı ve onun neden öyle davrandığını anlamaya çalışmalıdır. Eğer davranışın nedeni bulunursa çözüm arkasından gelecektir. Ebeveyn onu anladığını çocuğa söylemelidir. Örneğin, &#8220;Arkadaşın gittiği için üzülüyorsun, biliyorum, ama yine de oyuncaklarını toplamalısın&#8221; gibi onu anladıklarını ifade etmek oldukça yararlı olacaktır.Anne ve babalar da yaptığı hatalardan ders almasını öğrenmelidir. Herhangi bir biçimde yanlış davrandıkları zaman önce sakinleşmeli, gerekirse çocuktan özür dilenmeli, bundan sonra nasıl davranacağını ona söylemelidir. Çocuğa doğru davranışları öğretmek çocuk eğitiminde elbette ki çok önemlidir. Ancak, çocuk kendini kontrol etmesini ebeveynlere ve diğer büyüklere bakarak öğrenir. Onun için ebeveynlerin söyledikleri ile yaptıklarının tutarlı olması gerekir. Büyükler gibi (!) çocuklar da zaman zaman bazı hatalar yaparlar. Önemli olan, bu yanlış davranışlardan yola çıkarak, doğruların ona sevecen bir biçimde öğretilmesidir.</p>
<p><strong>Çocuk eğitiminde tokatın yeri var mı?</strong><br />
Eskiden ebeveynlerden tokat yemek çocuk terbiyesinin neredeyse ayrılmaz bir parçasıydı. Bu yüzden, şimdiki erişkinler arasında tokat yemeyen birini bulmak oldukça zordur. Günümüzde de özellikle kırsal kesimde ve büyük şehirlerin varoşlarında çocuklar hala büyüklerinden tokat yemektedir. Hatta okullarda bile zaman zaman öğretmenlerin dayağa başvurduğu bilinen bir gerçektir. Peki bu &#8220;cennetten çıkma (!)&#8221; olduğu tabir edilen dayağın çocuk eğitiminde yeri var mı? Amerikan Pediatri Akademisi tokatın çocuk eğitiminde kullanılmaması gerektiğini, eğer çocuğun cezalandırılması gerekiyorsa alternatif diğer yöntemlerin kullanılmasını önermektedir. Dayak atmanın çocuk eğitiminde yeri yoktur, çünkü: O an için işe yaramış görünse bile, çocuğun davranışını değiştirmede aslında daha önce söz edilen bir sandalyede bekleme cezasından daha etkili değildir.</p>
<p>Tokat atmak çocuğa sorumluluk öğretmez, tersine onun daha da kızmasına ve hırçınlaşmasına neden olur. Ebeveynlerin çoğu, daha sonradan tokat attıkları için pişmanlık duymaktadırlar. Sürekli tokat yiyen çocukta zamanla bu yöntem de artık işe yaramaz olacaktır. Tokat atmak, şiddetine bağlı olarak çocukta ciddi fiziksel hasarlara neden olabilir. Sürekli dövülen çocuklarda depresyon, alkol kullanımı, diğer çocuklara saldırganlık daha sık görülür, hatta erişkin olduklarında kendi eş ve çocuklarını dövme ve suç işleme oranları diğer kişilere göre daha fazla olmaktadır. Yapılan çalışmalar, dayak yiyen çocukların, erişkin olduklarında diğer kişileri –onları sevseler bile- daha çok cezalandırma eğiliminde olduklarını ortaya koymuştur.</p>
<p>Çocuk yaşadıklarından öğrenir&#8230;<br />
<span style="color: #000000;"><strong>Eğer </strong></span>bir çocuk eleştiriyle yaşarsa,kınamayı öğrenir.<br />
<strong>Eğer</strong> bir çocuk düşmanlıkla yaşarsa, savaşmayı öğrenir.<br />
<strong>Eğer</strong> bir çocuk utançla yaşarsa, suçlu hissetmeyi öğrenir.<br />
<strong>Eğer</strong> bir çocuk hoşgörü ile yaşarsa, sabırlı olmayı öğrenir.<br />
<strong>Eğer</strong> bir çocuk övgüyle yaşarsa, değer vermeyi öğrenir.<br />
<strong>Eğer</strong> bir çocuk alayla yaşarsa, utanmayı öğrenir.<br />
<strong>Eğer</strong> bir çocuk adil yaşarsa, adaleti öğrenir.<br />
<strong>Eğer</strong> bir çocuk güvenceyle yaşarsa, inanmayı öğrenir.<br />
<strong>Eğer</strong> bir çocuk dürüstlükle yaşarsa, doğruyu öğrenir.<br />
<strong>Eğer</strong> bir çocuk yüreklendirmeyle yaşarsa, kendine güvenmeyi öğrenir.<br />
<strong>Eğer</strong> bir çocuk arkadaşlıkla yaşarsa, dünyada sevgiyi bulmayı öğrenir.<br />
<strong>Eğer</strong> bir çocuk onaylamayla yaşarsa, kendinden hoşlanmayı öğrenir.</p>
<p><span style="color: #993300;">Dorothy Law Nolte</span><br />
<h3>Diğer Başlıklar</h3>
<ul class="related_post">
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/bebek-masaji/" title="Bebek Masajı">Bebek Masajı</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/cocuklarda-idrar-yolu-enfeksiyonu/" title="Çocuklarda İdrar Yolu Enfeksiyonu ">Çocuklarda İdrar Yolu Enfeksiyonu </a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/cocuklarda-ortakulak-iltihabi-otit/" title="Çocuklarda Ortakulak İltihabı (Otit) ">Çocuklarda Ortakulak İltihabı (Otit) </a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/12-ay-bebek-gelisimi/" title="12. Ay Bebek Gelişimi">12. Ay Bebek Gelişimi</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/polio-cocuk-felci-asisi/" title="Polio (Çocuk Felci) Aşısı  ">Polio (Çocuk Felci) Aşısı  </a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/5-hafta/" title="5. Hafta">5. Hafta</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/demir-eksikligi/" title="Demir Eksikliği ">Demir Eksikliği </a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/7-hafta/" title="7. Hafta">7. Hafta</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zamanebebek.com/yaramaz-cocuklara-yaklasim/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İshalli Çocuk Beslenmesi</title>
		<link>http://www.zamanebebek.com/ishalli-cocuk-beslenmesi/</link>
		<comments>http://www.zamanebebek.com/ishalli-cocuk-beslenmesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Jan 2009 16:51:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>

		<category><![CDATA[beslenme]]></category>

		<category><![CDATA[gaitada kan]]></category>

		<category><![CDATA[ishal]]></category>

		<category><![CDATA[sıvı alımı]]></category>

		<category><![CDATA[su kaybı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zamanebebek.com/?p=835</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğunuz Altı Aydan Küçük ve Henüz Ek Gıda Almıyorsa;
Emzirmeyi sıklaştırın.
Her kaka yapışta çaydanlığın altındaki kaynamış ve soğumuş sudan olabildiği kadar çok içirin.
Çocuğunuz Ek Gıda Alıyorsa;
Çocuğunuzu yemeye teşvik edin ve ona, günde en az 6 kez yiyecek sunun.
Kısa aralıklarla enerji ve proteinden zengin, yumuşak, taze hazırlanmış, püre şeklindeki yiyeceklerden (beyaz peynir, haşlanmış yumurta, patates, yoğurt, yoğurt [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #993300;">Çocuğunuz Altı Aydan Küçük ve Henüz Ek Gıda Almıyorsa;</span></p>
<p>Emzirmeyi sıklaştırın.<br />
Her kaka yapışta çaydanlığın altındaki kaynamış ve soğumuş sudan olabildiği kadar çok içirin.</p>
<p><span style="color: #993300;">Çocuğunuz Ek Gıda Alıyorsa;</span></p>
<p>Çocuğunuzu yemeye teşvik edin ve ona, günde en az 6 kez yiyecek sunun.<br />
Kısa aralıklarla enerji ve proteinden zengin, yumuşak, taze hazırlanmış, püre şeklindeki yiyeceklerden (beyaz peynir, haşlanmış yumurta, patates, yoğurt, yoğurt ile yapılmış az yağlı pirinç çorbası, tarhana çorbası, pirinç lapası, haşlanmış et, ızgara köfte, az yağlı pirinç pilavı, makarna gibi) verin.<br />
Potasyumdan zengin besin olarak muz püresi veya taze sıkılmış meyve suları içirin.<br />
Şekerli ve yağlı yiyecekler ishali artırır. Çocuklara böyle gıdalar (çikolata, bisküvi, gofret, kuruyemiş, pastalar, meşrubatlar, yağ, bol, reçel, pekmez) vermeyin.<br />
Hazır meyve suları ve kolalı içeceklerin ishalli çocuğunuza hiçbir yararı yoktur.</p>
<p><span style="color: #993300;"><strong>Çocuğunuzu İshalden Koruma Yolları:</strong></span></p>
<p>Ona ilk altı ay sadece anne sütü verin.<br />
Çocuğunuzun yiyeceklerini  hazırlamadan  önce, çocuğunuzun altını değiştirdikten sonra, kendiniz tuvaletten çıktıktan sonra mutlaka ellerinizi yıkayın. Ellerinizi yıkarken sabunu elinizde dört defa çevirmeniz yeterli olacaktır.<br />
İshal olma riskini azaltmak için çocuğunuzu beslerken biberon kullanmayın. Bebeğinizin yiyeceklerini kolay temizlenen cam veya porselen kaplarda hazırlayın ve kaşık ile yedirin.<br />
Temizliğinden emin olmadığınız yiyecek ve içecekleri asla kullanmayın.<br />
Çiğ sebze ve meyveleri bol temiz su ile yıkamadan yedirmeyin.<br />
Yiyecekleri ağzı kapalı olarak buzdolabında saklayın.<br />
Pişirilmiş yiyeceklerinizi oda sıcaklığında iki saatten fazla bırakmayın ve bunları çocuğunuza yedirmeyin.<br />
Temizliğinden emin olmadığınız suları kaynatıp soğutarak çocuğunuza içirin.<br />
İçme ve kullanma sularınızı temiz kaynaktan temin edip, temiz kaplarda ağzı kapalı olarak saklayın.</p>
<p>İshal su kaybı nedeniyle öldürücü olabilen bir hastalıktır. İshali olan çocuğunuza su kaybını önlemek için su ve sulu gıdaları (kaynatılmış çorbalar) her zamankinden daha fazla vermelisiniz.<br />
Her kakadan sonra, iki yaşından küçük çocuklara bir çay bardağı, iki yaşından büyüklere ise bir su bardağı, sıvı takviyesi yapmalısınız.<br />
İshali olan çocuğu aç bırakmayın, beslenmesine devam edin. İshalli çocuğu sık sık ve az miktarda besleyin. Emiyorsa anne sütünü kesmeyin. Hatta daha sık emzirin. Çocuğunuza ishali geçtikten sonra, iki hafta süre ile ek bir öğün verin.<br />
Çocuğunuzu su kaybı belirtileri yönünden yakından izleyin (ağız veya dil kuruması, bıngıldakta ve gözlerde çökme, göz yaşının olmaması, karın derisinin çekilip bırakıldığında yavaş geri dönmesi gibi).<br />
İshalli çocuğunuza, doktor önerisi dışında antibiyotik vermeyin. İshal kesici ilaçların çocukluk çağı ishal tedavisinde asla yeri yoktur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Aşağıdaki durumlarda çocuğunuzu hemen bir sağlık kuruluşuna götürün!</span></p>
<p>-Çocukta su kaybı belirtileri</p>
<p>-3 gün içinde düzelmeyen ishal</p>
<p>-İshalle birlikte tekrarlayan kusmalar</p>
<p>-iştahta belirgin azalma</p>
<p>-Gaitada kan</p>
<p>-Yüksek ateş<br />
<h3>İlgili Başlıklar</h3>
<ul class="related_post">
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/cocuklarda-obezite/" title="Çocuklarda Obezite">Çocuklarda Obezite</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/rotavirus-enfeksiyonu/" title="Rotavirüs Enfeksiyonu">Rotavirüs Enfeksiyonu</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/guvenli-meyve-sebze-emziginin-iyi-ve-kotu-tarafi/" title="Güvenli meyve-sebze emziğinin iyi ve kötü tarafı">Güvenli meyve-sebze emziğinin iyi ve kötü tarafı</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/2-ay-bebek-gelisimi/" title="2. Ay Bebek Gelişimi">2. Ay Bebek Gelişimi</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/36-hafta/" title="36. Hafta">36. Hafta</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zamanebebek.com/ishalli-cocuk-beslenmesi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Oyun çoçuğunun(1-6 yaş) beslenmesi</title>
		<link>http://www.zamanebebek.com/oyun-cocugunun1-6-yas-beslenmesi/</link>
		<comments>http://www.zamanebebek.com/oyun-cocugunun1-6-yas-beslenmesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Dec 2008 20:51:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bebek Beslenmesi]]></category>

		<category><![CDATA[1-6 yaş arası beslenme]]></category>

		<category><![CDATA[oyun çocuğunda beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zamanebebek.com/?p=817</guid>
		<description><![CDATA[Oyun çocukluğu 1-6 yaş arası dönemi kapsar. Aile içerisinde bir birey olmaya başlayan çocuk, sayısız gelişme ve değişim gösterir. Bu gelişim ve değişim sürecinde çocuğun yeme alışkanlıkları da doğrudan veya dolaylı olarak ailenin beslenme alışkanlıklarından etkilenir. Ülkemizin kültürel yapısı da göz önüne alındığında “tombul çocuk = sağlıklı çocuk” önermesinin yaygınlığı, bu dönemde yüksek yağlı, yoğunlukla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Oyun çocukluğu 1-6 yaş arası dönemi kapsar. Aile içerisinde bir birey olmaya başlayan çocuk, sayısız gelişme ve değişim gösterir. Bu gelişim ve değişim sürecinde çocuğun yeme alışkanlıkları da doğrudan veya dolaylı olarak ailenin beslenme alışkanlıklarından etkilenir. Ülkemizin kültürel yapısı da göz önüne alındığında “tombul çocuk = sağlıklı çocuk” önermesinin yaygınlığı, bu dönemde yüksek yağlı, yoğunlukla tahıl içerikli beslenme ile obesite ve erişkin dönem kardiyovasküler hastalıklarına zemin hazırlar. Kendi başına yiyecek temin edemediği bir dönemde olan çocuk, kendine sunulan besinlere tabidir ve yeme alışkanlıklarını geliştirmede anne-babasını ya da bakıcılarını model alacak ve taklit edecektir. Ailelerin beslenme konusunda bilinçlendirilmesi ile oyun çocukluğu dönemi doğru beslenme davranışının kazanılması yönünden avantajlı hale getirilebilir.</p>
<p>Çocuğun büyüme ve gelişimini tamamlayabilmesi ve doğru beslenme modeli oluşturabilmesi için tüm besin grupları yeterli miktarda, uygun pişirme yöntemleri ile öğünlere bölünmüş biçimde sunulmalıdır. Büyüme-gelişme işlevi enerji gerektiren bir süreçtir; bunun yanı sıra küçük çocukların günlük fizik aktiviteleri de fazladır. Sözü edilen sebepler nedeniyle enerji ihtiyacı yüksektir. Oyun çocukluğu döneminde yaş küçüldükçe mide kapasitesi de düşer ve alınması gereken toplam besin miktarı 3 ana 3 ara öğüne bölünmüş şekilde sunulur. Günlük 1-2 g/kg protein alımı yeterlidir. Toplam günlük ihtiyacın %50’si hayvansal kaynaklı proteinlerden sağlanmalıdır. Ciddi tartışma ve araştırmalara rağmen, yağlar beslenmede yüksek kalori kaynağıdır ve yağda eriyen vitaminlerin emilimi için diyet ile yağ tüketimi gereklidir. Dolayısıyla günlük enerjinin %25-30’u yağlardan sağlanmalıdır. Oyun çocuğunun diyetindeki doymuş yağ ve kolesterol süt ve süt ürünlerinden kaynaklanmaktadır. Erişkin dönem kardiovasküler hastalıklara zemin yaratması nedeniyle çocuklar erken yaşlardan itibaren yağı azaltılmış süt ve süt ürünleri ile beslenmelidir. Protein ve yağdan arta kalan enerji karbonhidratlardan sağlanmalı ve büyük çocuklardan farklı olarak günlük kalori ihtiyacının %50-60’ını oluşturmalıdır. Bu karbonhidrat kaynakları şekerleme, bisküvi, çikolata vb. formlarda kullanılmamalı ve ara öğünlere yerleştirilmemelidir.</p>
<p>Bitkisel gıdaların sindirim enzimleri ile parçalanamayan kısmına posa denilmektedir. Sağlıklı sindirim için günlük ortalama 12 gram posa tüketilmesi önerilmekte ve sindirim sistemi hastalıkları ve kolon kanseri gelişimi ile yetersiz posalı beslenme ilişkili bulunmuştur.</p>
<p>Oyun çocuğunun menüsünde, temel besin maddeleri bulunmalı ve günlük enerji, protein, yağ, vitamin ve mineral gereksinimleri karşılanılmalıdır. Menüde bulunması gerekli besin grupları 5 ana grupta incelenmektedir:<br />
<strong>1.grup;</strong> Et, tavuk, balık, yumurta ve kuru baklagiller bu grupta yer alır. Bu gruptaki besinler iyi kalite protein ve minerallerce zengindir.<br />
<strong>2.grup;</strong> Süt, yoğurt, peynir, süt ürünleri bu gruptadır. Bu gruptaki besinler kemiklerin, dişlerin gelişimi için gerekli kalsiyum, A vitamini, B vitamini ve iyi kalite protein içermektedir.<br />
<strong>3.grup;</strong> Ekmek, makarna, pirinç bu gruptadır. Bunlar temel enerji kaynağı besinlerdir.<br />
<strong>4.grup;</strong> Sebze ve meyve grubudur. C vitamininden zengindir.<br />
<strong>5.grup;</strong>Şeker ve yağlar bu gruptadır, enerji sağlarlar.<br />
<h3>Diğer Başlıklar</h3>
<ul class="related_post">
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/40-hafta/" title="40. Hafta">40. Hafta</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/bebeklerde-uyku-problemleri/" title="Bebeklerde Uyku Problemleri">Bebeklerde Uyku Problemleri</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/polio-cocuk-felci-asisi/" title="Polio (Çocuk Felci) Aşısı  ">Polio (Çocuk Felci) Aşısı  </a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/6-hafta/" title="6. Hafta">6. Hafta</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/16-hafta/" title="16. Hafta">16. Hafta</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/cocuklarda-konusma-bozukluklari/" title="Çocuklarda Konuşma Bozuklukları">Çocuklarda Konuşma Bozuklukları</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/22-hafta/" title="22. Hafta">22. Hafta</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/27-hafta/" title="27. Hafta">27. Hafta</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zamanebebek.com/oyun-cocugunun1-6-yas-beslenmesi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Okul dönemindeki çocukların beslenmesi</title>
		<link>http://www.zamanebebek.com/okul-donemindeki-cocuklarin-beslenmesi/</link>
		<comments>http://www.zamanebebek.com/okul-donemindeki-cocuklarin-beslenmesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Dec 2008 20:40:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bebek Beslenmesi]]></category>

		<category><![CDATA[6-12 yaş arası beslenme]]></category>

		<category><![CDATA[çocuk beslenmesi]]></category>

		<category><![CDATA[okul çağında beslenme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zamanebebek.com/?p=814</guid>
		<description><![CDATA[Okul çağı çocukları (6–12 yaş) bu dönemde hayatlarının sonuna kadar devam edecek alışkanlıklar kazanırlar. Evinden, ailesinden bağımsız bir hayata adım atan çocuk, kendi tercihlerini yapmasını öğrenir. Bir yandan çevresindeki dünyayı tanırken, diğer yandan bu dünyada kontrolünü kazanmayı da öğrenecektir. Sosyal kimlik gelişiminin yanı sıra fiziksel büyümenin de aktif olarak sürdüğü bir dönemdir. Okul çocuğu, yılda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Okul çağı çocukları (6–12 yaş) bu dönemde hayatlarının sonuna kadar devam edecek alışkanlıklar kazanırlar. Evinden, ailesinden bağımsız bir hayata adım atan çocuk, kendi tercihlerini yapmasını öğrenir. Bir yandan çevresindeki dünyayı tanırken, diğer yandan bu dünyada kontrolünü kazanmayı da öğrenecektir. Sosyal kimlik gelişiminin yanı sıra fiziksel büyümenin de aktif olarak sürdüğü bir dönemdir. Okul çocuğu, yılda ortalama 5cm uzar ve yaklaşık 2.5 kg ağırlık artışı gelişir. Büyümeyi ve gelişmeyi sağlayabilecek yeterlilikte kalori, besin değeri yüksek ve kompleks karbonhidratları içeren uygun formda çocuğa sunulmalıdır. Enerji ihtiyacı, büyüme hızı, vücut porsiyonları ve fizik aktivite ile değişmekle beraber küçük çocukta 90kcal/kg, büyük çocukta ise 55-70kcal/kg/gün’dür. Beş yaşı geçen çocuklarda yağlardan gelen enerji toplam enerjinin %30’unu geçmemelidir. Günlük diyet ile alınan yağların ancak 1/3’ü doymuş yağlardan sağlanabilir ve diyetteki kolesterol miktarı 300mg/günden az olmalıdır.</p>
<p>Okul çocuğunun menüsü büyüme-gelişme ve fizik aktivitesi için gerekli enerji ve besin ihtiyacı belirlendikten sonra  5 temel gruptan karşılanmalıdır. Besin gruplarının öğrenilmesi ve sağlıklı beslenmede kullanılmasında “Besin Piramidinin” rehberliğinden faydalanılır. Besin piramidindeki elemanların her birinden en az 1 porsiyon tüketilmesi ile vitamin, mineral ve besin eksikliğinin oluşması önlenebilir. Bu genellemeden ayrıcalıklı tutulabilecek elementler kalsiyum (Ca) ve demirdir (Fe). Dokuz yaş civarında, günlük Ca gereksinimi 800mg/gün’den 1300mg/gün’e yükselir. Lif ihtiyacı kabaca çocuğun yaşına 5 eklenerek saptanabilir. Örneğin 8 yaşındaki çocuk günlük menüsü ile (8+5=13 gr) 13gr lif tüketmelidir.</p>
<p>Çocuklar diğerlerini izleyerek öğrenirler; ebeveynler, arkadaşlar, öğretmenler ve televizyon neyi, nasıl yediğini etkiler. Besin tercihleri ve iştah çok hızlı değişebilir. Az miktarda yeme veya bazı besinleri hiç tüketmeme onların kendi damak tatlarını test ettiğini gösterir. Hayat koşulları ve ebeveynlerin çalışma saatleri okul çocuğunda atıştırmalara ve böylelikle çoğunlukla yüksek kalorili şekerli içeceklerin tüketilmesine neden olmaktadır. Okul kantinleri ve sosyal hayat ile tanışan çocuk “fast food” olarak tanımlanan hazır gıda ürünlerinin cazibesi karşısında sınanmaktadır. Bu olumsuzlukların yaygın bir sorun olarak algılandığı gelişmiş dünya ülkelerinde, sağlıklı beslenmeyi bozan davranışlarla ciddi mücadele sergilenmektedir. Okullarda belirlenen lider vasıflı öğrencilerin önderliğinde sağlıklı beslenme programları ve beslenme ekibi kurarak okul geneline yayılan bir politika yaratılması hedeflenmektedir.<br />
<h3>İlgili Başlıklar</h3>
<ul class="related_post">
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/1-3-yas-cocuk-beslenmesi/" title="1 - 3 Yaş Çocuk Beslenmesi">1 - 3 Yaş Çocuk Beslenmesi</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zamanebebek.com/okul-donemindeki-cocuklarin-beslenmesi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Anne Sütü</title>
		<link>http://www.zamanebebek.com/anne-sutu-2/</link>
		<comments>http://www.zamanebebek.com/anne-sutu-2/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Dec 2008 17:23:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>

		<category><![CDATA[anne sütü]]></category>

		<category><![CDATA[bebek]]></category>

		<category><![CDATA[emzirme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zamanebebek.com/?p=799</guid>
		<description><![CDATA[Bebeklerin ilk altı ayında sadece anne sütü ile emzirilmeleri hemen bütün farklı toplum ve kültürlerde en üstün beslenme şekli olarak benimsenmiş bir gerçektir. Ülkemizde sadece anne sütü ile beslenen bebeklerin oranı ilk ay sonunda %15 e; beşinci ay sonunda ise %2’ye düşmektedir. Çoğu bebek gereksiz yere erken ek besin almaktadır. Anne sütünün en önemli özelliği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="padding-left: 30px;">Bebeklerin ilk altı ayında sadece anne sütü ile emzirilmeleri hemen bütün farklı toplum ve kültürlerde en üstün beslenme şekli olarak benimsenmiş bir gerçektir. Ülkemizde sadece anne sütü ile beslenen bebeklerin oranı ilk ay sonunda %15 e; beşinci ay sonunda ise %2’ye düşmektedir. Çoğu bebek gereksiz yere erken ek besin almaktadır. Anne sütünün en önemli özelliği şüphesiz yaşayan bir sıvı özelliği göstermesidir. Bileşimi emzirme dönemine, emzirmenin başında ve sonunda, gün içindeki zaman dilimine, bebeğin prematüre ya da zamanında doğmasına ve yaşına göre değişiklik göstermektedir.</p>
<p><strong>EMZİRMEYE HAZIRLIK, SÜT YAPIMI VE DOĞRU EMZİRME</strong></p>
<p style="padding-left: 30px;">Emzirme dönemindeki tüm annelere çok yakın psikolojik destek gereklidir. Çünkü anne sütünü etkileyen en önemli faktör stres dir. Öyle ki anne sütünü azaltan organik hastalıklar çok nadirdir. Anne ye rahat, huzurlu ve özgür bir ortam sağlanmalıdır. İlk bir kaç gün doğum şekline, sezaryen ya da normal doğuma göre anne yatarak emzirebilir. Ancak sonrasında rahatça oturabileceği ve sırtını dayanabileceği ve belini destek alabileceği bir koltukta oturmalıdır. Bu şekilde bebeğin başı annenin dirseğinin iç tarafına, yüzü ise anne eğilmeden memenin hemen yanı başına rahatça gelebilecektir. Emzirme anında bebek yarı dikey pozisyonda, baş ayaklara göre daha yüksekte ve annenin kolunun kıvrımında uzanmalıdır. Bebeğin sadece başı değil, tüm vücudu anneye dönük olmalıdır. Anne öncelikle ellerini yıkamalı ve emzirmeye sonrasında başlamalıdır.</p>
<p style="text-align: center;"><a title="Ek besinler dikkatle kullanılmalıdır" href="http://static.flickr.com/3052/3092709099_c7ff27dcb8.jpg" rel="shadowbox[post-799];player=img;"><img class="aligncenter" src="http://static.flickr.com/3052/3092709099_c7ff27dcb8_m.jpg" alt="" width="240" height="161" /></a></p>
<p style="padding-left: 30px;">Emzirme sırasında bebeğin nefes alırken zorluk çekmemesi için burnunun rahat bir pozisyonda ve burun deliklerinin açık olmasına dikkat edilmeli, açık değilse temizlenmelidir. Bebeğin emmesi ile birlikte annede süt yapımı için birtakım hormonal mekanizmalar devreye girmektedir. Doğumdan hemen sonra en kısa zamanda yeni doğmuş bebeğin çıplak bir şekilde annenin göğsü ile teması sağlanmalıdır. Bu temas anne ile bebek arasında bir psikolojik bağ sağlamakta, hormonal mekanizmalar devreye girerek süt yapımı artmaktadır. Bebeğin anne memesinde uygun pozisyonda tutularak memeyi iyi kavramasının sağlanması süt akışını sağlayarak başta kızarmış, ağrılı ve acıyan meme uçları ve süt yetersizliği olmak üzere emzirme problemlerinin çoğunu önlemektedir. Normalde bebek anne memesinden emerken sütün akışını sağlamak ve damağıyla dili arasında sıkıştırdığı meme dokusundan sütün akışını sağlamak ve damağıyla dili arasında sıkıştırdığı meme dokusundan sütü sağmak amacıyla dili öne doğru uzatır ve bunu yaparken de alt dudağını dışarı sarkıtır. Oysa ki biberonla beslenme durumlarında biberonun ucundaki plastik emzikten emerken sağma gereği olmadığı ve süt kendiliğinden aktığı için bebeğin dili önde değil tam tersine geride durmaktadır. İşte bu nedenle emzirilmeden önce biberon verilmiş bebekler (biberonun içinde ister süt ister su olsun) anne memesine verildiğinde dilleri geride olduğu halde emmeye çalışır, memeyi kavrayamaz ve biberon emziği emer gibi sadece meme başını ağzına alır. Bu emişte anne sütü gelmediği gibi meme başı zedelenir, meme başında çatlak oluşabilir, bebek sinirlenir, ağlar, başını geriye atarak memeden kayar, uzaklaşır, meme boşalamaz ve daha az süt yapılır. Bu durum emzirmenin kısa sürede başarısızlıkla sonuçlanmasına ve çoğu kez erken dönemde gereksiz yere ek gıda başlanmasına yol açar. O nedenle emzirirken bebeğin ağzına göğüs ucu ile birlikte areola denile göğüs ucunun arka tarafındaki kahverengi kısmın da tamamen girmesi gereklidir.</p>
<p style="padding-left: 30px;">Doğumdan sonra asıl sütün gelmesinden önce ‘kolostrum’ (ağız sütü) olarak adlandırılan kıvamlı, koyu, sarı renkte, az yağlı, bol proteinli bir sıvı gelir. Bu sıvının yüksek besleyici özelliği ve mikroplara karşı koruyucu zengin bir yapısı vardır. İlk birkaç gün, bebek çok fazla uyuduğundan karnı pek acıkmaz. Bu nedenle başlangıçtaki ağız sütü bebek için yeterlidir. Sonraki günlerde emzirme belli bir düzene girince annenin memelerinden süt gelişi fazlalaşır. İlk günlerde bebek her istediğinde emzirilmelidir. Emzirme süresince bebek alacağı gıdanın %99’unu 20 dk. İçinde alacaktır.10 dk. da annenin göğsünde psikolojik tatmindir. O nedenle bir göğüsten emzirme süresi yarım saati geçirilmemelidir. Fazla süre emzirilmesi göğüste çatlaklar ve bebekte hava emmesine bağlı gaz sorunu oluşturacaktır.</p>
<p style="padding-left: 30px;">Annenin ruh hali ile sütün salgılanması arasında doğru bir ilişki vardır. Sütün salgılanmasının henüz düzensiz olduğu ilk haftalarda, anne ne kadar çok üzülürse sütü o karda az gelir. Yorgunluk, salgılanmayı azaltan diğer önemli bir faktördür. Anne dinlenmeye ihtiyacı olduğunu daima hatırlamalıdır. Sütün sürekli ve çok gelmesini sağlayacak en etkili unsur, bebeği düzenli bir şekilde her iki göğüsten emzirmektir. Ayrıca anne sütünün düzenli gelişinin on beş gün ile üç hafta arasında başlayabileceğini de unutmamak gerekir. Bu nedenle sabırlı olunmalıdır. Emzirme düzenli olarak ilk 6 ay sadece sonraki dönemlerde de ek gıdalarla birlikte 2 yaşına kadar sürdürülmelidir.</p>
<p><strong>ANNE SÜTÜ İLE BESLENMENİN ÜSTÜNLÜKLERİ NELERDİR?</strong></p>
<ul>
<li>Anne sütünün faydaları çok fazlasıyla yapılan bilimsel çalışmalarda gösterilmiştir:</li>
<li>Anne sütüyle beslenmiş bebeklerin hem zeka seviyeleri hem öğrenim hayatındaki başarıları ileriki yıllarda daha yüksek bulunmuştur</li>
<li>Anne sütü mamadan daha kolay hazmedilir ve içeriği daha çok kana geçer. Anne sütü inek sütünden daha az protein içermesine karşılık, içerisindeki tüm protein bebeğin dolaşımına geçer. Ayrıca içerdiği demir ve çinko elementleri, bebeklerin bağırsaklarından kana daha kolay geçer.</li>
<li>Anne sütünde bulunan maddeler bebeğin enfeksiyonlara karşı daha etkili korunmasına yardımcı olur ve bebeğin kendi bağışıklık sisteminin gelişimini hızlandırır.</li>
<li>Anne sütü mekonyumun(bebeğin ilk dışkısı) daha kolay çıkarılmasına yardımcı olur.</li>
<li>Anne sütü ile beslenen bebekler daha iyi bir psikososyal gelişim gösterirler</li>
<li>Anne sütü bebeğinize yapılan aşıların etkinliğini artırır.</li>
<li>Anne sütü bebek için doğal bir sakinleştiricidir.</li>
<li>Taze anne sütü asla bakteri içermez ve bakterilere karşı koruyucu özellikleri de vardır.</li>
<li>Prematüre doğum yapan annelerin sütlerinin bileşimi, bu bebeklerin zamanında doğan bebeklerden daha farklı olan besin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak daha farklıdır.</li>
<li>Anne sütüyle beslenen bebeklerde görme kusurları daha az sıklıkta ortaya çıkmaktadır.</li>
<li>Anne sütü bebeği solunum yolu, idrar yolu, göz enfeksiyonlarından, ishalle seyreden enfeksiyonlardan, diş çürüklerinden korur.</li>
<li>Anne sütüyle beslenen kız çocuklarında ilerde meme kanserine yakalanma riski kısmen daha düşüktür.</li>
<li>Anne sütü ile beslenenlerde bilinmiyen bir nedenle kasık fıtığı daha az görülmektedir</li>
<li>Anne sütü ile beslenen bebeklerde egzema daha az görülür. Egzemaya karşı koruyucu etki özellikle 6 ay ve daha uzun süre anne sütü ile beslenen bebeklerde daha belirgindir.</li>
<li> Anne sütü ile beslenme astım ve alerjiye karşı koruyucudur.</li>
<li> Anne sütü ile beslenen bebeklerde orta kulak enfeksiyonları daha az görülür.</li>
<li> Anne sütü en ekonomik besindir.</li>
</ul>
<p style="padding-left: 30px;">Anne sütünün özellikleri ve anne sütüyle beslenmenin faydaları konusunda pek çok bilimsel araştırma devam etmektedir. Ancak yukarıda kısaca özetlediğimiz sonuçlar bile tek başına anne sütünün öneminin anlaşılması için yeterlidir. İşte bu yüzden annelerin daha hamilelik döneminde kendilerini emzirmeye alıştırmaları ve doğum sonrası oluşabilecek sorunlara karşı hazırlıklı olması gerekmektedir.</p>
<h3>İlgili Başlıklar</h3>
<ul class="related_post">
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/emziren-annenin-beslenmesi/" title="Emziren annenin beslenmesi">Emziren annenin beslenmesi</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/anne-sutu/" title="Anne Sütü">Anne Sütü</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/emzirme/" title="Emzirme">Emzirme</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/1-ay-bebek-gelisimi/" title="1. Ay Bebek Gelişimi">1. Ay Bebek Gelişimi</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/bebegin-dis-cikarmasi/" title="Bebeklerde diş gelişimi">Bebeklerde diş gelişimi</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/bebeklerde-uyku-duzeni/" title="Bebeklerde uyku düzeni">Bebeklerde uyku düzeni</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/bebek-giysilerini-yikamak-icin-6-oneri/" title="Bebek Giysilerini Yıkamak İçin 6 Öneri">Bebek Giysilerini Yıkamak İçin 6 Öneri</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/bebek-giysisi-almanin-7-altin-kurali/" title="Bebek Giysisi Almanın 7 Altın Kuralı">Bebek Giysisi Almanın 7 Altın Kuralı</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zamanebebek.com/anne-sutu-2/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde diş gelişimi</title>
		<link>http://www.zamanebebek.com/bebegin-dis-cikarmasi/</link>
		<comments>http://www.zamanebebek.com/bebegin-dis-cikarmasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Dec 2008 16:47:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk Sağlığı]]></category>

		<category><![CDATA[bebek]]></category>

		<category><![CDATA[diş]]></category>

		<category><![CDATA[diş çıkarma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zamanebebek.com/?p=760</guid>
		<description><![CDATA[


Eğer bebekler konuşabilseydi; dişlerini çıkartırken söyleyecekleri ilk şey “Anne diş   etlerim çok acıyor” olacaktır.Tabii ki bunu söyleyemeceklerine göre anne-babaların bebeklerinin diş çıkarması    sırasında onların ağzında gözüken bazı işaretlere dikkat etmeleri gerekecektir.
Örneğin; tükürük akışında artış, huysuzluk, dişetlerinde kızarıklık/morluk,   uykusuzluk ve iştahsızlık.
Diş çıkarırken bebeklerdeki bu ilk işaretler 3-4 aylıkken görülmeye başlayabilir. Bebeklerde ilk süt dişleri genellikle 6.-16. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a title="20080708-Ewan-2595" href="http://static.flickr.com/3073/3100085852_b3f2b977a0.jpg" rel="shadowbox[post-760];player=img;"><img class="alignleft" style="float: left;" src="http://static.flickr.com/3073/3100085852_b3f2b977a0_m.jpg" alt="20080708-Ewan-2595" /></a></p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">Eğer bebekler konuşabilseydi; dişlerini çıkartırken söyleyecekleri ilk şey “Anne diş   etlerim çok acıyor” olacaktır.Tabii ki bunu söyleyemeceklerine göre anne-babaların bebeklerinin diş çıkarması    sırasında onların ağzında gözüken bazı işaretlere dikkat etmeleri gerekecektir.</p>
<p style="text-align: left;">Örneğin; tükürük akışında artış, huysuzluk, dişetlerinde kızarıklık/morluk,   uykusuzluk ve iştahsızlık.</p>
<p style="text-align: left;">Diş çıkarırken bebeklerdeki bu ilk işaretler 3-4 aylıkken görülmeye başlayabilir. Bebeklerde ilk süt dişleri genellikle 6.-16. aylar arasında sürerler.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>Peki bebeğin diş çıkartırken rahat etmesi için neler yapılmalı; </strong></p>
<p style="text-align: left;">Öncelikle diş çıkarırken yukarıda belirttiğim semptomları dikkatle izleyin ve çocuğunuza bu dönemde yüksek dozda Şefkat Sevgi İlgi vererek onun huzursuzluğunu azaltmaya çalışın.</p>
<ul style="text-align: left;">
<li>Bebeğinizin dişetlerini temiz ve soğuk bir bezle yumyşakça, masaj yaparak temizleyin.</li>
</ul>
<ul style="text-align: left;">
<li>Bebeğinize soğuk ama plastik olmayan bir kaşık verin. Kaşığı bebeğinize çok soğuk (donmuş olarak) olarak vermeyin. Bir süre buzdolabında kaşığı tutun ve serin bir şekilde bebeğinizin ağzında kızarıklık olan yerlerde dolaştırın.</li>
</ul>
<ul style="text-align: left;">
<li>Bebeğinizin diş kaşıyıcılarla oynamasına izin verin. Diş kaşıyıcının soğuk olması çocuğunuzu rahatlatacaktır. Bebeğinizi bu esnada yalnız bırakmayın. Burada dikkat edilmesi gereken; diş kaşıyıcıların donmuş bir halde bebeğinizin ağzına koyulmaması olacaktır. Donmuş diş kaşıyıcılar çocuğunuzun dudağına veya diline yapışabilir. Ayrıca diş kaşıyıcıların plastikten değil kauçuktan yapılanını tercih edin. Çünkü plastik diş kaşıyıcıların üzerindeki düzensiz yüzeyler (kopmuş parçalar veya keskin yüzeyler) bebeğinizin ağzını yaralayabilirler.</li>
</ul>
<ul style="text-align: left;">
<li>Tüm bunlara rağmen bebeğinizin sıkıntısı geçmiyorsa mutlaka diş hekiminize danışarak; ağrı kesici pomatları kullanabilirsiniz. Unutmayın ki bu pomatların düzensiz ve sıkça kullanımının bebeğinizin çeşitli organları ve özellikle karaciğeri üzerine olumsuz etkileri olabilir.</li>
</ul>
<p style="text-align: left;"><strong>Bebeğin yeni süren dişlerinin bakımı nasıl yapılmalı?</strong></p>
<p style="text-align: left;">Bebeğinizin dişleri ağızda gözükür gözükmez fırçalamaya başlamalısınız. Süt dişleri diş çürüklerine karşı çok dirençsizdirler. Bu sebepten dolayı süt dişleri kolayca çürüyebilir ki bu; çocuğunuzun daimi dişlerini de olumsuz yönde etkileyecektir. Sabah ve akşam yatmadan önce bebeğinizin dişlerini yumuşak kıllı bir fırçayla ve sadece su ile fırçalayınız. 1,5-2 yaşından önce bebeğinizin ağız ve diş sağlığında yutma riskinden dolayı diş macunu kullanmayın. Bu yaşlardan sonra küçük bir nohut tanesi kadar fluoridli diş macunu kullanmaya başlayabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: left;">Çocuğunuzun ilk diş hekimi ziyareti için uygun zaman ya ilk dişinin çıkmasından sonra ya da ilk doğum gününden hemen sonra olmalıdır. Bebeğiniz 16 aylık olmadan önce mutlaka sorun olsun olmasın bir pedodontiste (çocuk diş hekimi) götürmeniz; ileride oluşabilecek ağız ve diş sağlığı sorunlarının önlenmesi için çok önemlidir. Unutmayın ki rutin diş hekimi kontrolleri çocuğunuzun sağlıklı gülümsemesi için ilk basamaktır.</p>
<h3>İlgili Başlıklar</h3>
<ul class="related_post">
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/anne-sutu-2/" title="Anne Sütü">Anne Sütü</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/bebeklerde-uyku-duzeni/" title="Bebeklerde uyku düzeni">Bebeklerde uyku düzeni</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/bebek-giysilerini-yikamak-icin-6-oneri/" title="Bebek Giysilerini Yıkamak İçin 6 Öneri">Bebek Giysilerini Yıkamak İçin 6 Öneri</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/bebek-giysisi-almanin-7-altin-kurali/" title="Bebek Giysisi Almanın 7 Altın Kuralı">Bebek Giysisi Almanın 7 Altın Kuralı</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/bebeklerde-beyin-gelisimi-ile-ilgili-arastirmalar/" title="Bebeklerde beyin gelişimi">Bebeklerde beyin gelişimi</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/cocuklarin-sigaraya-maruz-birakilmasi/" title="Çocukların Sigaraya Maruz Bırakılması">Çocukların Sigaraya Maruz Bırakılması</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/bebeklerde-uyku-problemleri/" title="Bebeklerde Uyku Problemleri">Bebeklerde Uyku Problemleri</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/bebek-banyosu/" title="Bebek Banyosu">Bebek Banyosu</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zamanebebek.com/bebegin-dis-cikarmasi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde uyku düzeni</title>
		<link>http://www.zamanebebek.com/bebeklerde-uyku-duzeni/</link>
		<comments>http://www.zamanebebek.com/bebeklerde-uyku-duzeni/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2008 11:47:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Güncel Haberler]]></category>

		<category><![CDATA[bebek]]></category>

		<category><![CDATA[düzen]]></category>

		<category><![CDATA[uyku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zamanebebek.com/?p=753</guid>
		<description><![CDATA[0-3 ay: Yeni doğan bebeğiniz ilk haftalarda günde 17-18 saat uyur. 3. ayda ise uykusu günde 15 saate düşer. Ancak bu uyku hiçbir zaman gece olsun gündüz olsun aralıksız olarak 2-3 saati geçmez. Böylece bu dönemde siz de hiçbir zaman 2-3 saatten fazla aralıksız uyuyamazsınız. Ya beslemek için, ya altını almak için veya sadece oynamak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align: left;"><span style="mso-bidi-font-size: 10.0pt; mso-bidi-font-style: normal;" lang="TR"><span style="font-size: x-medium;"><span style="font-family: Arial;"><strong><span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal; mso-bidi-font-family: Times New Roman;">0-3 ay: </span></strong><span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal; mso-bidi-font-family: Times New Roman;">Yeni doğan bebeğiniz ilk haftalarda günde 17-18 saat uyur. 3. ayda ise uykusu günde 15 saate düşer. Ancak bu uyku hiçbir zaman gece olsun gündüz olsun aralıksız olarak 2-3 saati geçmez. Böylece bu dönemde siz de hiçbir zaman 2-3 saatten fazla aralıksız uyuyamazsınız. Ya beslemek için, ya altını almak için veya sadece oynamak için uykunuz mutlaka bölünecektir. Bu durum çoğu bebekte 5-6.aya kadar sürer.Bu süre içinde size düşen görev bebeğinizin uyku alışkanlıklarını yerleştirebilmek için alıştırmalara başlamaktır.</span></span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: left;"><span style="font-size: x-medium; font-family: Arial;"><span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal; mso-bidi-font-family: Times New Roman;" lang="TR">Bebeğiniz uykusu geldiğinde gözlerini ovuşturmak, kulaklarını çekiştirmek gibi birtakım hareketler yapar. Bu hareketleri öğrenin.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: left;"><span style="font-size: x-medium; font-family: Arial;"><span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal; mso-bidi-font-family: Times New Roman;" lang="TR">Bebeğinize gece ve gündüzün farkını öğretmeye başlayın.Buna 2 haftalıkken başlayın.Gündüz onunla oynayın, konuşun, ilgilenin. Gece uyku vakti geldiğinde ışıkları karartın, oynadığınız oyunları mümkün olduğunca yavaşlatın. Onun ilgisini çekecek tüm aktiviteleri sınırlayın. Çamaşır, bulaşık makinesi vs. aletleri çalıştırmayın.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: left;"><span style="font-size: x-medium; font-family: Arial;"><span lang="TR"><span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal; mso-bidi-font-family: Times New Roman;">6-8 haftalık olduğunda bebeğinize kendi kendine uyuma şansı tanıyın. Onu yatağına<span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal; mso-spacerun: yes;">  </span>yatırın, uyutmak için çaba sarfetmeyin, kucağınıza almayın veya sallamayın. Böylece kendiliğinden uyumayı öğrenme şansı tanıyın.</span><span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal;"> </span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: left;"><span style="font-size: x-medium; font-family: Arial;"><span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal;" lang="TR"><strong><span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal; mso-bidi-font-family: Times New Roman;">3-6 ay: </span></strong><span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal; mso-bidi-font-family: Times New Roman;">3-4 aylık olan çoğu bebek günde 15 saat uyur. Bunun yaklaşık 10 saati gece, 5 saati ise gündüzdür. Eskisi gibi her 2-3 saatte bir uyanmamaktadır. Geceleri ancak bir kaç kez beslemek için uyanabilirsiniz. Gündüz uykuları ise 2-3 parti halinde yaklaşık 5 saat olacaktır.Bu dönemde:</span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: left;"><span style="font-size: x-medium; font-family: Arial;"><span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal; mso-bidi-font-family: Times New Roman;" lang="TR">Bebeğinizin uyku saatlerini planlamaya başlayabilirsiniz. Geceleri 20- 20.30 sıralarında uyuması uygun olacaktır. Bu saatlerde bebeğiniz çok enerjik görünse de yatmasını sağlayın. gündüz uykularını da belli saatlere planlamaya çalışın.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: left;"><span style="font-size: x-medium; font-family: Arial;"><span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal; mso-bidi-font-family: Times New Roman;" lang="TR">Yatma zamanı için bir takım alıştırmalar geliştirmeye çalışın. Onu yatırmadan önce oynadığınız oyunları yavaşlatın. Pijamalarını giydirin. Hikaye anlatın, ninni söyleyin. Işıkları azaltın. Bunu her gün yaparak bebeğinizin yatma saati geldiğini öğrenmesini sağlayın.</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: left;"><span style="font-size: x-medium; font-family: Arial;"><span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal;" lang="TR"><span>Bebeğiniz gece uykusunu 10 saat uyuduktan sonra onu uyandırın. böylece gündüz uykularını da düzenli uyumasını sağlarsınız. </span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: left;"><span style="font-size: x-medium; font-family: Arial;"><span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal;" lang="TR"><strong><span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal; mso-bidi-font-family: Times New Roman;">6-9 ay: </span></strong><span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal; mso-bidi-font-family: Times New Roman;">Günlük uykusu yaklaşık 14 saattir. 7 saate yakın bir süre hiç uyanmadan uyuyabilir. Sabah ve öğleden sonra olmak üzere günde iki kez kısa süreli gündüz uykuları uyuması uyku düzeninin sağlanmasında faydalı olacaktır.</span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: left;"><span style="font-size: x-medium; font-family: Arial;"><span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal; mso-bidi-font-family: Times New Roman;" lang="TR">Bu dönemde yatma zamanı için daha önceden geliştirdiğiniz alıştırmaların faydasını göreceksiniz. Artık önceden alıştırdığınız gibi pijamaları giydirdiğinizde, hikaye okuyup ninni söylediğinizde uyku zamanının geldiğini kabul edecektir.</span></span><span style="font-size: x-medium; font-family: Arial;"><span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal; mso-bidi-font-family: Times New Roman;" lang="TR">Her gün aynı saatte gündüz uykularına yatmasını sağlayın.</span></span><span style="font-size: x-medium; font-family: Arial;"><span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal;" lang="TR"><span>Kendi kendine uyuyakalmasını sağlamaya çalışın. </span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: left;"><span style="font-size: x-medium; font-family: Arial;"><span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal;" lang="TR"><strong><span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal; mso-bidi-font-family: Times New Roman;">9-12 ay: </span></strong><span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal; mso-bidi-font-family: Times New Roman;">Bu aylarda muhtemelen bebeğiniz geceleri 10-12 saat ve gündüzleri iki kez yarım- 2 saat uyuyor olacaktır. Size düşen ise yatma zamanı alışkanlıklarını bozmamasını sağlamak, kendi kendine uyuması için gerekenleri yapmak olmalıdır.</span><span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal;"> </span></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align: left;"><span style="font-size: x-medium; font-family: Arial;"><span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal;" lang="TR"><strong><span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal; mso-bidi-font-family: Times New Roman;">12-18 ay: </span></strong><span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal; mso-bidi-font-family: Times New Roman;">Bu aylarda bebeğiniz günde 13-14 saat uyuyacaktır. 18 aylık olduğunda günde iki kez olan kısa gündüz uykularını öğleden sonraları yarım- iki saatlik tek uykuya indirebilir.Size düşen ise yatma zamanı alışkanlıklarını bozmamasını sağlamak, kendi kendine uyuması için gerekenleri yapmak olmalıdır.</span><span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal;"> </span></span></span></p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-size: x-medium; font-family: Arial;"><span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal;" lang="TR"><strong><span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal; mso-bidi-font-family: Times New Roman; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-font-family: Times New Roman; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;">18- 24 ay: </span></strong><span style="mso-bidi-font-size: 17.0pt; mso-bidi-font-style: normal; mso-bidi-font-family: Times New Roman; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-font-family: Times New Roman; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;">Geceleri 10-12 saat, gündüzleri 2 saatlik bir öğlen uykusu yeterli olacaktır. Bu aylarda çocuğunuz oluşturduğunuz alışkanlıkları yıkabilmek için çeşitli hilelere başvurabilir</span></span></span></p>
<h3>İlgili Başlıklar</h3>
<ul class="related_post">
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/bebeklerde-uyku-problemleri/" title="Bebeklerde Uyku Problemleri">Bebeklerde Uyku Problemleri</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/1-ay-bebek-gelisimi/" title="1. Ay Bebek Gelişimi">1. Ay Bebek Gelişimi</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/anne-sutu-2/" title="Anne Sütü">Anne Sütü</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/bebegin-dis-cikarmasi/" title="Bebeklerde diş gelişimi">Bebeklerde diş gelişimi</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/bebek-giysilerini-yikamak-icin-6-oneri/" title="Bebek Giysilerini Yıkamak İçin 6 Öneri">Bebek Giysilerini Yıkamak İçin 6 Öneri</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/bebek-giysisi-almanin-7-altin-kurali/" title="Bebek Giysisi Almanın 7 Altın Kuralı">Bebek Giysisi Almanın 7 Altın Kuralı</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/bebeklerde-beyin-gelisimi-ile-ilgili-arastirmalar/" title="Bebeklerde beyin gelişimi">Bebeklerde beyin gelişimi</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/cocuklarin-sigaraya-maruz-birakilmasi/" title="Çocukların Sigaraya Maruz Bırakılması">Çocukların Sigaraya Maruz Bırakılması</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zamanebebek.com/bebeklerde-uyku-duzeni/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni bebeğin banyosu</title>
		<link>http://www.zamanebebek.com/yeni-bebegin-banyosu/</link>
		<comments>http://www.zamanebebek.com/yeni-bebegin-banyosu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Dec 2008 10:08:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Videolar]]></category>

		<category><![CDATA[bebek banyo videosu]]></category>

		<category><![CDATA[bebek banyosu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zamanebebek.com/yeni-bebegin-banyosu/</guid>
		<description><![CDATA[Diğer Başlıklar

Hiperaktivite-Dikkat Eksikliği
Çocuklarda Obezite
7. Hafta
3. Hafta
1 - 3 Yaş Çocuk Beslenmesi
Çocuklarda İdrar Yolu Enfeksiyonu 
4-9 Ay Bebek Beslenmesi
Peek-A-Boo!

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><br />
<h3>Diğer Başlıklar</h3>
<ul class="related_post">
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/6-hafta/" title="6. Hafta">6. Hafta</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/16-hafta/" title="16. Hafta">16. Hafta</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/2-8-yas-arasi-cocuk-gelisimi/" title="2-8 Yaş Arası Çocuk Gelişimi">2-8 Yaş Arası Çocuk Gelişimi</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/cocuklarda-obezite/" title="Çocuklarda Obezite">Çocuklarda Obezite</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/bebeklerde-kalca-cikigi/" title="Bebeklerde Kalça Çıkığı">Bebeklerde Kalça Çıkığı</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/38-hafta/" title="38. Hafta">38. Hafta</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/36-hafta/" title="36. Hafta">36. Hafta</a></li>
<li><a href="http://www.zamanebebek.com/17-hafta/" title="17. Hafta">17. Hafta</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zamanebebek.com/yeni-bebegin-banyosu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
