Per, Kas 27 2008 | 0 Yorum
İştahsız Çocuklara Yaklaşım
İştah, bir yemeğin zevkle, neşeyle ve isteyerek yenmesidir. Lokmayı uzun süre ağzında çeviren, çiğnemek için zaman kazanmaya çalışan, tabağındaki yemeği bir türlü bitiremeyen bir çocuk karşısında önce aklımıza fiziksel bir rahatsızlığın olup olmadığı gelmelidir. Örneğin; yüksek ateş, kulak ağrısı, boğaz ağrısı, nezle-grip gibi üst solunum yolları enfeksiyonları çocuğun sofrada nazlanmasına neden olabilir. Bu durumlarda doktor kontrolünden geçirilen çocuğa, önerilen biçimde yiyecek verirken çocuğun isteklerini de dikkate almak en uygun yoldur. Hastalık sırasında çocuğu yemek yemeye zorlamanın hiçbir faydası yoktur. İştahla ilgili çocuklar bireysel farklılıklar gösterirler. Ebeveynler başka çocuklara bakarak çocuğunun daha az yediğini düşünebilirler.
Bazı çocukların iştahlı bazı çocukların iştahsız olmaları pek çok nedene bağlı olabilir. Çocuğun iç dünyası, çocuğu iştahlı ya da iştahsız yapan faktörlerin başındadır . Bir çocuğun bilinçaltına yerleşmiş bir endişe, üzüntü, nefret veya kıskançlık gibi olumsuz bir duygu onun iştahını kesebilir. Bu nedenle iştahsız bir çocuk için öncelikle organik bir rahatsızlığın olup olmadığı araştırılırken diğer yandan ruhsal çatışmalarının olup olmadığı, duygusal bir sorunun bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır.
İştahsız çocuk karşısında neler yapılabilir?
· Çocuk sofrada yemek yemesi için zorlanmamalıdır. Ayrıca her çocuğun kendine özgü yemek yeme kapasitesi olduğundan çocuğa daha fazla yemek yemesi için baskı yapılmamalıdır. Bu konuda ısrarcı olunduğunda çocuk kendisine fazla gelen gıdayı çıkartılabilir.
· Her çocuğun büyüme hızıyla ilgili yemek yeme miktarı vardır. Örneğin, yıllar ilerledikçe başlangıçta alınan yiyecek miktarı azalabilir. Ergenlik döneminde ise iştah yeniden artabilir.
· Yemek zamanından önce çocuğa verilen şekerleme, çikolata, cips vb abur cubur gıdalar iştahı azaltabilir. Ancak, çocuk acıktığında yemek zamanını beklemeden ona yemeğini vermek gerekir. Acıkan bir çocuktan ısrarla yemek zamanını beklemesini istemek onun iştahını kaçırabilir. Henüz yemeği hazır olmamış çocuğa, alması gereken gıdalardan bir miktar verilebilir.
· Sofrada çocuğu olabildiğince kendi haline bırakmak ve kendisinin yemek yemesine olanak sağlamak, evi kirletmemesi ve çeşitli kurallara uyması yönünde onu zorlamamak gerekir. Bazen iştahsızlığın altında, çocuğun yemek yeme karşısında yaşadığı zorlamalar ve baskılar geliyor olabilir ve bu müdahaleler nedeniyle çocuk yeme isteğinden uzaklaşmış olabilir.
· Çocuğun sofrada oyalanması ve yemeğini ağır yemesi karşısında tepki gösterilmemelidir. Bu arada sofrada çocukla konuşmak, hikayeler anlatmak, şakalar yapmak da onun yemek yemesini zevkli hale getirebilir.
· Küçük çocukların istediği gıdaları ve onların gereksinimleri olan gıdaları bilerek düzenlenen yemek listeleri onları sağlıklı tutacaktır. Çocuğa değişik alternatifler sunmanın yanında alınması gereken gıdaları süsleyerek göze hoş hale getirmek, çeşitlendirmek istemedikleri gıdaları cazip hale getirebilir. Amaç çocuğun çok yemek yemesi değil arzu edilen ve onun için gerekli olan gıdaları almasıdır.
· Aile bireylerinin birbirleriyle olan ilişkilerinin de çocuğun iştahı üzerinde önemli etkisi vardır. Evde yaşanan gergin bir hava, tartışma ortamı çocuğun iştahının kesilmesi için yeterli bir neden oluşturabilir. Çocukların çok sevdiği büyüklerinin üzüntülerinden de etkilendikleri ve iştahlarının kesildiği unutulmamalıdır. Bu nedenle yaşanan sıkıntı ve üzüntüleri çocuğa hissettirmemeye çalışmak önemlidir.
· Bazen çocukluk kıskançlıkları da iştahı olumsuz olarak etkileyebilir. Bazı çocuklar sürekli olarak dikkati üzerlerine çekmek istediklerinden iştahsızlık onlar için bir kazanç haline gelebilir. Ayrıca küçük bir kardeşin varlığı ve annenin onun beslenmesi ile ilgilenmesi de çocuğun yemek yemeye karşı tavır almasına ve yemeğinin anne tarafından verilmesini talep etmesine neden olabilir.
· Anneleri ya da babaları tarafından fiziksel şiddet gören ve sık azarlanıp eleştirilen çocuklarda da iştahsızlık olabilir. Çocuk yemek yemeyerek büyüklerini cezalandırmak isteyebilir. Yemek yemediğinde anne ya da babasını üzüldüğünü gören çocuk içten içe bundan zevk alabilir ve kızdığında ebeveynlerini üzmek için bu yola başvurabilir.
· Yemek sırasında olumsuz ve rahatsız edici olaylardan söz etmek, onların yaramazlıklarını anlatmak, onları eleştirmek, ayıplamak ya da suçlamak çocukların iştahını kesebilir. Yemek sırasında rahatsız edici durum ve konuşmalardan kaçınmak gerekmektedir. Bu tarz konuşmalar çocukla başka bir ortamda yapılmalıdır.
· Çocuğun tabağına yiyebileceği kadar yemek koymak, ya da azar azar yemek koyarak tabağındaki yemeği her bitirişinde çocuğu takdir etmek onun yemek yeme davranışını pekiştirebilir.
· Çocukların iştahlı olmalarını sağlamada bir yol da onların açık havada zaman geçirmelerini sağlamaktır. Temiz hava ve dışarıda yapılan gezinti ya da oyun çocukların iştahını arttırır.
· Çocuğun süt içiyor olması ve süt ile doymuş olması nedeniyle yemek yemeye fazla istekli olmadığı durumlar iştahsızlıkla karıştırılmamalıdır. Bu durumda verilen süt miktarını biraz azaltmak yeterli olur.
· Yemeklerin lezzetli ve iyi pişirilmiş olmalarına özen göstermenin yanında soğuk ve aşırı sıcak olmamalarına da dikkat etmek gerekir.
· Yemek sırasında yemek yeme usul ve kurallarına ilişkin uzun konuşmalar yapmamak, ikazları yumuşak ve sempatik bir biçimde yapmak çocuğun yemek yeme davranışına olumlu yansır.
Popülerlik: 5%
Etiketler: çocuk, iştah, iştahsızlık, yemek yeme

Hamilelik

